17 Dijital Pazarlama Uzmanına E-ticaret Satışlarını Arttırmak için En İyi 3 Yöntemi Sordum

Eticaret Satış Arttırma Yöntemleri

Eticaret Satış Arttırma Yöntemleri

Büyük bir hevesle kurulup, tasarım ve ürün ekleme aşamasında ciddi emek ve zaman harcanan e-ticaret sitelerinin bir çoğu ne yazık ki bir satış bile yapamadan kapanıyor.

Ancak, bazı e-ticaret siteleri doğru satış arttırma yöntemlerini sistematik bir şekilde uygulayarak cirolarını arttırmaya ve işlerini büyütmeye devam edebiliyor. Peki, işin sırrı nerede?

Sorunun cevabını bulabilmek için aralarında değerli akademisyenlerin de olduğu 17 e-ticaret ve dijital pazarlama uzmanına şu soruyu sordum:

“Bir e-ticaret sitesinin satışlarını arttırmak için kullanabileceğiniz sadece 3 yöntem olsaydı bunlar hangileri olurdu?”

Kısa bir süre içinde, birebir deneyimlenmiş ve bir çoğunu kolayca uygulayabileceğiniz harika öneriler aldım!

Lafı fazla uzatmadan hadi hemen detaylara geçelim 🙂

E-ticaret Satışlarını Arttırmak için Uzman Önerileri

Önerileri uzmanların gönderdikleri yanıt tarihine göre sıraladım. Kolaylık olması açısından, aşağıdaki listede uzmanın adına tıklayarak ilgili yanıta geçebilirsiniz.

Dr. Uğur Özmen

Dr. Uğur Özmen

Bünyamin Kapıcıoğlu

Bünyamin Kapıcıoğlu

Emre Tonguç

Emre Tonguç

Adem Altan

Adem Altan

Serdar Öner

Serdar Öner

Kübra Köroğlu

Kübra Köroğlu

Yılmaz Bozan

Yılmaz Bozan

Kemal Özgür

Kemal Özgür

Özgür Gündüz

Özgür Gündüz

Fatih Sarı

Fatih Sarı

Ercan Atay

Ercan Atay

Murat Kasım

Murat Kasım

Salih Bosca

Salih Boşça

Ahmet Akdel

Ahmet Akdel

Yasin Kuyu

Yasin Kuyu

Atalay Sıdar

Atalay Sıdar

İpek Süer

İpek Süer

Dr. Uğur Özmen – ugurozmen.com

1981 yılında ODTÜ İşletmecilik’ten mezun oldu. Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı. Hizmet sektöründe 30 yıldan uzun süre çalıştı. Halen CRM, sadakat yönetimi, sosyal CRM ve Dijital Dönüşüm konusunda danışmanlık yapıyor. 2004’ten beri İstanbul Bilgi Üniv. MBA ve e-MBA programlarında CRM dersi vermektedir.

Dr. Uğur Özmen

Bir e-ticaret sitesinin satışlarını arttırmak için görevlendirilseydim, işe veri tabanının analiziyle başlardım.

Müşterilerin satın alma ve adres bilgilerinin zaten olduğunu varsayıyorum. Bunun dışında, kendi sitemizde ilgilendiği sayfalar, uzun süre bakıp da satın almadan çıktığı ürünler, yorumları okuduğu ürünler ve bunlar gibi satın alım dışındaki verilerin var olup olmadığını incelerdim.

Ayrıca, sitemize hangi mecradaki hangi reklama tıklayarak geldiğini, satın aldığı ürünlerin benzerleri ile konumlamasını (fiyat, teslim süresi, vb.) da incelerdim.

Bu veriler yoksa, nasıl elde ederiz diye çalışmaya başlardım. Aksine bu veriler varsa, ikinci aşamaya geçer ve veri anlamlandırma sürecini hayata geçirirdim.

Elimizde çok sayıda veri olabilir ama verileri anlamlandıramazsak, müşterilerimizi iyi tanıyamayız. Ondan sonra da anlamsız tekliflerde bulunuruz ve ileri aşamada bizim teklif mesajlarımızı hiç açmamaya başlarlar.

Üçüncü aşamada ise, (Napolyon’dan esinlenerek) test, test, test yapardım. Her gönderdiğim mesajın müşteri tarafındaki yolculuğunu inceler ve öncelikle aynı teklifi farklı söylemlerle yaparak, tek bir teklifte bile daha çok test yapmaya çalışırdım.

  • Mesajı açanların ortak özellikleri,
  • Mesajın içindeki linklere tıklayanların ortak özellikleri,
  • Aynı teklifi farklı söylemlerle yaptığımızda, farklı tepki gösterenlerin özellikleri
  • Bu kişilerin daha önce aldıkları ile ilişkisi olup olmadığı

gibi çok sayıda ölçüt ile karşılaştırırdım.

Böylece,

  • Şu söylemler kadınlarda etkili,
  • Şu söylemler gençler için daha iyi,
  • Şu teklifler daha önce bu ürünü alanları cezbediyor,
  • Bu teklifler ise şuralarda ikamet edenleri hiç çekmiyor

gibi çok sayıda bilgi elde eder ve bunu müşteri içgörüsü haline getiridim.

Bunca birikimden sonra, her müşterime en anlamlı teklifi yapardım.

Özetlemek gerekirse;

Bir e-ticaret sitesi müşterilerini ne kadar iyi tanır ve karşılarına ne kadar “anlamlı tekliflerle” çıkarsa satış yapma olasılığı o oranda artar.

Dolayısıyla, önce veri, sonra anlamlandırma, sonra da sürekli öğrenme gerekir.

Yukarı Dön

Bünyamin Kapıcıoğlu – hizliadam.com

Ticarete 7 yaşındayken oynamadığı oyuncaklarını satarak başlayan ve o gün bugündür ticareti ve para kazanmayı seven Bünyamin Kapıcıoğlu, satış ve pazarlama ağırlıklı makaleler yazmaktadır. Üniversite eğitiminden sonra çeşitli pozisyonlarda çalışmış, dijital pazarlama konusunda danışmanlıklar vermiştir. Halen bir yazılım şirketinde içerik yöneticisi ve yazar pozisyonunda çalışıyor.

Bünyamin Kapıcıoğlu

1. Kesinlikle içerik pazarlamasını etkin kullanmaya çalışırdım çünkü içerik pazarlaması hem organik trafik sağlıyor, hem de -doğru yapıldığı zaman- reklam kokmadan reklam yapmış oluyor. Şahsen bunun meyvelerini çok yedim, ekipçe yemeye devam ediyoruz 🙂

2. Kullanıcı deneyimini iyileştirmek için UI ve UX uzmanlarından yardım alırdım. Bazen bir butonun rengi, bazen bir ödeme sayfasının düzeni, bazen hiç aklımıza gelmeyecek küçük bir detay, dönüşümün X2 hatta X3-4 olmasını sağlayabiliyor.

3. Mutlaka bir dijital pazarlama uzmanıyla çalışırdım. Tabii dijital pazarlama uzmanı dediğim zaman bazılarının aklına “adwords uzmanı” bazılarının aklına “sosyal medya pazarlama” uzmanı gelebilir ancak benim bahsettiğim uzman, birçok reklam aracına hakim olan ve daha da önemlisi kullanıcı davranışlarını derinlemesine izleyebilen profesyonellerdir. Sadece mail datası toplayıp, onlara remarketing yapılmasından bahsetmiyorum elbette. Site içerisinde kullanıcıların tüm davranışlarını izleyen ve bu davranışları segmentlere ayırarak, her bir segmente ayrı reklam stratejisi uygulayabilen uzmanlarla çalışmak isabetli olacaktır.

4- Bu da bonus olsun: Mutlaka e-ticaret sitemin mobil uygulamasını da yaptırırdım.

Yukarı Dön

Emre Tonguç – seosozluk.com

Yeditepe Üniv. İngilizce İşletme’yi bitirdikten sonra çeşitli pozisyonlarda 10 seneyi aşkın bir süre çalıştı. Kendini meraklı, yenilikçi ve çalışkan olarak tanımlayan ve üniversite yıllarından beri sürekli dijital dünyanın içinde yer alan Emre Tonguç, 2015’ten beri SEO ve Adwords konularında danışmanlık hizmeti vermektedir.

Emre Tonguç

1. Farklılaşma: E-ticaret sitelerinin satışlarını arttırabilmesi hatta Pazar yerleri ile rekabete girebilmesi için mutlaka farklılaşmaları gerekmektedir. Bu farklılaşma ürün, fiyat veya hedef kitle bazında olabilir.

2. Reklam çalışmaları:

  • Google Reklamları: Özellikle alışveriş ve yeniden pazarlama reklamları
  • SEO çalışmaları
  • Sosyal Medya Reklamları: Özellikle Instagram reklamları
  • Mailing

3. Pazar Yerleri ile Entegre Olmak: Eticaret siteleri; N11, Gittigidiyor, Hepsiburada, Amazon gibi pazar yerleri ile mutlaka entegre olmalıdırlar. Pazar yerlerinden elde edilen satışların, doğru pazarlama politikaları ile firmaların kendi eticaret siteleri üzerindeki satışları da olumlu etkileyeceği gözden kaçırılmamalıdır.

Eticarete yeni başlayan girişimcilere verebileceğim en önemli tavsiye: “Müşteriler neden beni tercih etsin?” sorusunu kendilerine sormaları. Bu soruya net bir cevap alamıyorlarsa, düşündükleri başarıyı yakalamaları da pek mümkün olmayacaktır.

Yukarı Dön

Adem Altan – ademaltan.com.tr

1999 yılından beri aktif olarak internet ve web tasarım konularının içinde bulundu. 2007’den beri e-ticaret üzerine çalışıyor. E-ticaret ve SEM uzmanlık alanları. Pek çok e-ticaret projesinin kurulum ve yönetiminde aktif rol aldı. Bu süreçte edindiği tecrübeleri şimdi yeni projeler için değerlendiriyor.

Adem Altan

İşim gereği profesyonel düşünmek zorundayım. Bu yüzden de sıralamam buna göre olacak.

1. Dijital Pazarlama: Google Adwords, Sosyal Medya ve SEO çalışmaları her zaman ilk önceliğimdir. Reklamcılıkla başlar, SEO çalışmalarına start verip sosyal medya çalışmalarını beraber yürütmeyi tavsiye ederim. Nedenlerine gelince;
Google Adwords, müşteri tam da ürün aradıkları sırada reklam gösterdikleri için sıcak satışta en önemli oyuncu benim gözümde. Bu yüzden listede her zaman ilk sırada.

Sosyal Medya ise tüketici ile direk iletişime geçtiğiniz platformlar. Çoğu insan telefon etmek ya da mail atmak yerine sosyal medya üzerinden iletişim kurmayı tercih etmekte çünkü “telefonlara çıkmayabilir ya da mailleri yanıtlamayabilirsiniz, ancak Twitter’dan sizi mentionlarsam cevap vermek zorunda kalırsınız” algısı artık net olarak tüketicilerde var.

​SEO işin biraz daha sabır gerektiren tarafı. Yaptığınız ​çalışmaların neticesini görmek bazen aylarca sürebiliyor. Ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi elbette ama netice almak için beklemek şart ve bir e-ticaret sitesinin ana hedefi para kazanmaksa o kadar beklemek istemeyecektir.

2. Müşteri Memnuniyeti: ​Dijital pazarlama ile müşterinizi sitenize geldi ancak bundan sonrası çok daha önemli. İnsanlara hem ziyaret halindeyken, hem alışveriş ​sırasında hem de alışveriş sonrasında yardımcı olacak çalışmalar yapmak şart.

Senaryolandıralım:
Ziyaretçiniz sitenize “pileli etek” araması ile geldiyse yaptığınız tüm pazarlama çalışmaları neticesinde kişi pileli eteklerin olduğu sayfaya kolayca ulaşmalı.

​Hatta ürünlerin renk ve beden olarak kolayca filtrelenmesi ve minimum sayıda sonuçla karşılanması deneyim açısından her zaman pozitif bir etki oluşturmaktadır.

Sepeti doldurduktan hemen sonra kişilerin sadece ödeme yapmasını istemeyin. Sepette rahatsız etmeden alternatif öneriler, kampanyalar ve bir sonraki alışveriş için önerilerin olması kişilere ​güven ve özel hissettirme etkisine artı fayda sağlayacaktır.

Sipariş sonrasında ise yine rahatsız etmeyecek şekilde düzenli mail gönderimi olmazsa olmazım. Benzer ürünlerin tavsiye edilmesi, gezilen kategorilere ait ürünlerin paylaşılması ve ürün düzenli tüketim ürünüyse (tıraş köpüğü gibi) kullanım süresinin dolmasına yakın yeni bir sipariş talebinin önerilmesi gibi ek destekler de sipariş sayılarında önemli bir artış sağlayacaktır.

​3. Kampanya: İnsanlar kampanyaları sever. Özellikle indirim kampanyalarını hepimiz severiz. Bir e-ticaret sitesinde her an yeni bir kampanya kurgulanabilir bir yapıda olması olmazsa olmazım. 2 saatliğine %50 indirim, hafta sonuna özel %25 ya da ay boyunca 2. üründe %50 gibi kampanyalar zaten yapılması planlanan alışverişin sepet ortalamasını yükseltecek, sipariş sayısını da dolaylı yoldan arttıracaktır.

Yukarı Dön

Serdar Öner – markethink.com

1996’dan itibaren, Superonline, Turk.Net, Doğan Online, İxir ve DorukNet gibi Türkiye’nin Internet sektöründeki önde gelen kuruluşlarında 10 yılı aşkın süre çalışma fırsatı buldu. 2006’da kurduğu Markethink markasıyla, özellikle Internet’te pazarlama alanında profesyonel ve yüksek kalitede hizmetler sunuyor.

Serdar Öner

Bana göre e-ticarette başarı için 3 ana yöntem aşağıdaki gibi olabilir. Ama ön açıklama yapma istiyorum. Şöyle ki; 3 yöntemin her biri aslında birden çok yönetimi / çalışmayı içerebilir, ama ortak 3 ana başlık altında yapılması gereken çalışmalardır bunlar. 

1. Markanı Oturt, Bulunabilir Ol.
Her pazarlama çalışmasında olduğu gibi, bir ürünü satmak istiyorsak, öncelikle onu hedef kitlemize tanıtmamız ve tüketicide olumlu bir algı ve bilinirlik yaratmamız gerekir.

Yeterli bilinirliğe (pozitif marka algısı ve yaygın bilinirlik) sahip olmayan bir ürünün veya satış kanalının etkinliği çok düşük olacaktır. O yüzden, e-ticaret çalışmalarında kısa vadeli satış hedeflerine odaklanılsa da, orta ve uzun vadeli stratejik bakış olmadan bu çalışmaların başarılı olması şansa kalmış olur.

İyi planlanmış bir e-ticaret pazarlama stratejisi, marka bilinirliği oluşturmayı da içermelidir. Bunun için, organik sosyal medya kanalları, ağ reklamları, video reklamlar, “native” reklamcılık ve içerik pazarlaması öncelikli kanallarımız olabilir.

Bulunabilir olmak, Internet ekonomisinin doğal gerekliliğidir. Yeni nesil tüketicilerin büyük bir çoğunluğunun satınalma süreçleri öncelikle bir Internet aramasıyla başlar.

Dolayısıyla, bu aramalardaki performansımızı planlamak, ölçümlemek ve iyileştirmek zorundayız. Hem organik arama sonuçları, hem de ücretli arama reklamlarında stratejik olarak konumlanmak, tüketicinin gözü önünde olmamızı sağlayacaktır.

Ayrıca içerik pazarlaması da bulunabilir olmak açısından önemli katkı sağlayabilir.

2. Planla, Ölç, Analiz Et, Ölçekle & İyileştir.
Internet’te gerçekleştirilecek bütün pazarlama çalışmalarında başarının temel anahtarı metriklerimizi belirlemek ve anlamaktan geçer.

Performansın neredeyse birebir ölçülebilmesinden dolayı, bu ortamdaki aktivitelerimizi sürekli olarak “planla > ölç > analiz et > ölçekle & iyileştir” döngüsüne tabi tutmamız gerekir.

Bu döngünün anlaşılabilmesi için, pratik olarak mümkün olan tüm analitik araçları kullanmalı, verimli pazarlama kanallarına ayırdığımız bütçeyi yükseltmeli ve verimsiz kanallardaki çalışmayı azaltmalıyız.

3. Peşini Bırakma, Yeniden Sat.
Internet’te bile olsa, rekabetin yüksek olduğu sektörlerde müşteri kazanma maliyeti çok yüksek olabilir. Bu sebeple, dokunulan her kullanıcıdan ve kazanılan her müşteriden mümkün olan en yüksek değerin elde edilmesi stratejik önem taşır.

Bu hedefe ulaşabilmek için, hem yeniden pazarlama, hem de birebir pazarlama yöntemlerinden faydalanmalıyız.

Yeniden pazarlama, yatırım getirisi oranının en az birkaç kat artırmamıza olanak tanır. Birebir pazarlama ise, çift yönlü bilgi akışı ile mevcut müşterilerimizden elde ettiğimiz değeri artırmamıza hizmet eder.

Yukarı Dön

Kübra Köroğlu – kubrakoroglu.com

Edebiyat fakültesi yıllarında “heyecanlı bir aktivite” olarak nitelendirdiği SEO ile ilgilendi. 2011-2017 yılları arasında çeşitli ajanslarda metin yazarlığı ve editörlük yaptıktan sonra yarım bıraktığı SEO ve dijital pazarlama macerasına geri döndü. Halen Flatart Agency’de içerik pazarlama uzmanı olarak çalışmaktadır.

Kübra Köroğlu

Bir e-ticaret sitesini yönetecek olsam ve satışlarını artırmak için sadece 3 yöntem uygulamak zorunda olsam ilk adımım Instagram reklamları olurdu.

Bunu sosyal medya reklamları olarak genellemek istemiyorum. Şu açık bir gerçek Facebook ölü kullanıcılara sahip. Twitter ya da LinkedIn gibi mecralar e-ticaret için nokta atışı diyemem. (LinkedIn yeni bir e-ticaret oluşumu için pahalı bir mecra olacaktır.) Instagram ise benim kanaatimce en doğru platform. 800 milyondan fazla aktif aylık kullanıcıya sahip. Burada oldukça büyük bir kitle var ve ilk evrede özellikle marka bilinirliğini artırmak için kullanılması gerektiğini düşünüyorum.

E-ticaret markalarının %70’i Instagram’ı aktif kullanıyor ve Instagram tarafı da bu durumun farkında. Yakında direkt Instagram üzerinden sinema bileti bile alabileceğimiz. Bir süre önce Webrazzi’de Instagram’ın e-ticaret ödeme yöntemlerini test ettiğine dair bu yazıya rastlamıştım.

Bu arada Instagram Stories reklamları da mutlaka değerlendirilmeli diye düşünüyorum. Her şeyi hızlı tüketmeyi seven bir hedef kitle söz konusu olduğu için artık sayfada aşağıya inmeye bile tahammül edilemiyor. Bu sebeple sadece post reklamları değil Stories reklamları da planlanmalı.

Uygulayacağım 2.adım ise veri analizi yapmak olurdu. Dönüşüm oranlarını analiz ederek bir sonraki adımı planlayabilirsiniz. E-ticarette tahminlerle ilerlemek büyük risk. Inspectlet gibi ziyaretçi davranış analizi yapmanıza olanak sağlayacak araçları kullanabilirsiniz. Aynı zamanda kullanıcıların ısı haritasını çıkaran araçlardan yararlanmak da mümkün.

Tabi ki Google Analytics de sürekli takip edilmeli. Bu sayede sitede en çok aranan ürünler, en çok zaman geçirilen kategoriler, çok satılan ya da az satılan ürünlere dair analizler yapabilirsiniz. Hedef kitlenize dair demografik bilgiler edinebilirsiniz vs. Bu analizlere göre daha doğru stratejiler belirleme şansına sahip olursunuz.

Son olarak uygulayacağım 3.yöntem ise influencer marketing olurdu. Eğer hedef kitleniz Y kuşağı ise kaygılanmanıza gerek yok. Ancak şuna dikkat etmenizi öneririm; tanıtım içeriğine müdahale etmeyin. Tanıtımı influencer kendi cümleleriyle yapsın. Zaten bu insanlar kendi takipçi kitlesini çok iyi tanır ve neyi sevip sevmeyeceklerini ya da neyi samimi bulup bulmayacaklarını iyi bilir. Bırakın kendi deneyimleri tanıtımınıza yol göstersin.

Burada dikkat etmeniz gereken şey sadece popüler olduğu için bir influencer ile çalışmak yerine, ürününüzle alakalı olabilecek bir influencer ile çalışmak olmalı. 40 bin takipçiye sahip ve işinizle alakalı bir hesap, alakasız 1 milyon takipçiye sahip hesaptan çok daha iyi geri dönüş sağlayacaktır. Özellikle Youtube kanalı üzerinden tanıtımınızı yapabilecek bir influencer ile çalışmanız akıllıca olabilir. Tabi burada satmak istediğiniz unsur ile tanıtımın yapılacağı mecranın da ilişkili olmasını göz ardı etmemek gerekiyor.

(Küçük bir öneri olarak Youtube reklamlarını da hatırlatmak isterim. Daha az maliyetle daha geniş kitleye ulaşma şansı tanıyacaktır.)

Yukarı Dön

Yılmaz Bozan – yilmazbozan.com

Dijital sektöre 1999’da Microsoft SA diplomasını alarak giriş yaptı. Bir çok kuruluşun bilgi işlem, yazılım, tasarım, pazarlama gibi departmanlarında bir fiil çalıştı. Uzun süre e-ticaret, dijital pazarlama konusunda yöneticilik yaptıktan sonra 2005’te revolutionDM’i kurdu. Halen bu firmada performans odaklı dijital pazarlama çözümleri sunuyor.

Yılmaz Bozan

E-ticaret satışlarını arttırmaya yönelik önerilerimi sıralayacak olursam;

1. Google
2. Facebook – Instagram
3. Remarketing – Retargeting

Ayrıca performans odaklı networklerden de yararlanılmalı.

Yukarı Dön

Kemal Özgür – eticaretgunlugu.com

Temmuz 2013’te kurduğu eticaretgunlugu.com sitesiyle, e-ticaret sektöründeki şirketlere ve kullanıcılara yönelik faydalı içerik üreten ve güncel haberleri paylaşan Kemal Özgür, ayrıca günümüzün popüler konusu kripto paralar ve kripto para yatırımcılığıyla ilgili ilgi çekici makaleler yayınlamaktadır.

Kemal Özgür

Bu işte aracı firmaların komisyonları, vergi çok büyük sorun. E-pazaryerlerinden para kazanmak istiyorsa sadece oradaki ürün gamını ‘ÇOK KARLI’ ürünlerle doldursun o zaman para kazanabilir. Diğer ürünleri kendi sitesi üzerinden satabilir. O platformlarda kendi sitesinin reklamını yaparak müşterileri kendi sitesine yönlendirebilir.

Diğer bir husus, sitesinin blog sayfası yoksa blog sayfası oluştursun. Ülkemizde blog okuru var. Tabiki makaleleri kendisi oluşturursa para ödememiş olur.

Son olarak da, sosyal medya hesaplarını etkin ve verimli kullanabilir. Hatta sattığı ürünlerle ilgili video çekebilirse firmasının görünürlüğünü arttırabilir.

Yukarı Dön

Özgür Gündüz- clicksus.com

Beykent Üni. Bilgisayar Programcılığı mezunu. Dört yıllık yazılım dünyası deneyiminden sonra çeşitli web sitelerinde kıdemli yazılım uzmanı ve dijital pazarlama sorumlusu olarak çalıştı. 2013’te seogaste.com’u kurdu. 2016’dan beri SEOGASTE‘nin kurumsal yüzü olan CLICKS’US performans pazarlama ajansında marketing director olarak meslek hayatına devam etmektedir.

Özgür Gündüz

1. Mobil ve Hızlı Açılır Kullanıcı Deneyimi Yüksek Bir Sayfa Oluştururum

Günümüz teknolojik altyapısını düşündüğümüzde akıllı telefonların yaygınlaşması ile aynı orantıda devam ederek mobil kullanım katlanarak artıyor. Bu durum sadece e-ticaret değil bütün dijital dünya için geçerli olsa dahi, e-ticaret için bence daha önemli. Çünkü direkt olarak ticaretin döndüğü yapıda siteler.

Herhangi bir kaynaktan gelen potansiyel müşteriyi mobil tarafta iyi bir deneyim yaşatmak, onlara bu güveni sunmak şart. Güven vermeyen saatlerce açılmayan bir siteden kimse alışveriş yapmak istemez. Bu durum sadece müşteri için değil ayrıca arama motorları içinde bir o kadar önemli.

2. Sepet adımlarını kolaylaştırmak ve sektöre göre sepet stratejileri geliştirmek.

Bazı e-ticaret sitesi sahipleri ve pazarlama uzmanları ölçümlemeden kararlar almayı alışkanlık haline getirmiş durumda. Fakat ölçmek çok önemli. Her sektörün kendine özgü dinamikleri var. 1. Maddede bahsettiğim hız ve deneyim metrikleri ne kadar iyi olursa olsun alışverişi tamamlamak için sayfalarca dolaşıyorsak bu bir sorundur.

Özellikle dünyanın en büyük e-ticaret sitelerine bakarsanız çok kolay bir şekilde alışveriş oturumu kapanıp başarı ile alışveriş tamamlanabiliyor. Bu sebeple ziyaretçileri analiz ederek, sepetten döndükleri ve vazgeçtikleri sayfa yerlerini bulup bu sayfalara yönelik “call to action” lar yapılabilir. Bu durum için detaylı bir inceleme yapmak şart. Sitenize milyonlarca kişi gelebilir fakat satışa dönmüyorsa sizin için gereksiz olacaktır.

3. Satış sonrası retention yaparak müşteriyi elde tutup tekrar satışa yönlendirmek.

Satışınızı yaptıktan sonra müşteri ile irtibatı kesmek bence intihar. Çünkü bir müşteri edinmek için harcadığınız emek, marketing bütçesi zaten mevcut müşterinize ulaşmanızdan çok daha maliyetli.

Bu sebeple müşteriniz olan kişilere düzenli mailingler, ekstra kampanyalar sunmak akılcı bir çözüm olacaktır. Sektörde çok güzel örnekleri var. Örneğin 1 ay önce sitenizden çay satın alan bir müşteriye 1 ay sonra “çayınız bitmek üzere olabilir” şeklinde sempatik bir mailing yapmak hem markanızı sevdirir hem de ciddi bir müşteri tutundurması yapmaya neden olabilir.

Son olarak, e-ticarete yeni başlayanlar için önerim temel olarak da olsa reklamcılık ile ilgilensinler. Temel SEO, temel Facebook reklamları, temel Adwords reklamları gibi bütün reklamların temelini bilsinler.

İşler büyüdükten sonra bir ajans ile çalışsalar bile raporları yorumlayabilecek seviyede olmaları işin başında olmaları çok önemli.

Yukarı Dön

Fatih Sarı – epnext.com

Eskişehir Anadolu Üni. Sinema-Televizyon bölümü mezunu. 1995 yılında Milliyet Gazetesi ile başlayan teknoloji gazeteciliği serüveni, Star Gazetesi, Pronto, Medyaevi, BThaber ve SDN-TechInside gibi firma ve yayınlarla devam etti. 2016’dan bu yana kurumsal teknoloji alanında yayın yapan Enterprise Next’in genel yayın yönetmeni olarak görev yapan Sarı, aynı zamanda Tasarı İletişim markası altında kişi ve kurumlara medya, iletişim, sosyal medya ve kişisel gelişim eğitimleri ve danışmanlığı da sunuyor.

Fatih Sarı

1. Teslimat.
Hem bu konuda yazıp çizen hem de fikir beyan eden biri olarak ilk maddem teslimat. Malum bir çok e-ticaret sitesi aynı gün teslimattan bahsediyor ancak çok uç örnekler dışında henüz bunu başarabilen yok. Ben e-ticaret sitesi olsam ilk işim aynı gün teslimatı “gerçek” bir vaat olarak ortaya koymak olurdu. Hatta bunu iş modeli olarak kurgular, anneler günü, sevgililer günü gibi özel günlerde sipariş edilen ürünü bir saat gibi belirli bir sürede belirli bir kullanıcıya teslim vaadini ortaya koyar bunun için de ekstra bir ücret talep ederdim. Sonrasında özel müşterilerime bu hizmeti ücretsiz olarak sunar ve liyakat konusunu da çözerdim. (Bu arada hepsiburada, hepsiexpress ile tam olarak bu şekilde olmasa da benzer bir proje başlattı)

2. Hibrit Çözüm ya da melez çözüm.
Bu da kullanılan ama çok da yaygınlaşmayan bir öneri olacak. Ancak ben bu işte olsam mutlaka seçeneklerim arasında olurdu. Şöyle ki; Bir ürün beğendiniz ama karar veremiyor ve denemek istiyorsunuz. Ürünü bizden satın alın, size vereceğimiz kodla ürünün size en yakındaki fiziksel olarak satıldığı mağazaya gidin ve deneyin. Beğenirseniz size verdiğimiz kodla ürünü alıp gidin. Onayınızla birlikte de ödediğiniz para da bizim hesabımıza geçsin.

3. Çağrı merkezi gibi çağrı merkezi.
Teleperformance isimli çağrı merkezinin yaptırdığı bir araştırmaya göre e-ticareti kullanan her üç kişiden birinin çağrı merkezine işi mutlaka düşüyor. Ben de bu işin içinde olsam mutlaka çağrı merkezimde işi bilen ve yetkin personel bulundururdum ve 7×24 hizmet garantisi sunardım.

Şimdi bu üç madde aslında yeni başlayanlar için de yol gösterici olabilir. Ancak e-ticaret işinde unutulmaması gereken “müşterinin güvenini kazanmak“. Bu kazanım dünyanın en zor ve meşakkatli süreci ve uzun sürelerde uğraşıp kazandığınız güveni bir saniyede kaybetmek de mümkün tabii ki. Ama her işin olduğu gibi bu işin de riskleri arasında bu konu var.

Yukarı Dön

Ercan Atay – ercanatay.com

2002’den beri bilişim teknolojileri sektöründe çeşitli pozisyonlarda çalışma fırsatı bulan Ercan Atay, 2004’te yurtiçi-yurtdışı firmalara siber saldırı ve savunma teknolojileri konusunda danışmanlık verdi. 2007’den sonra e-ticaret projelerinde danışman olarak yer aldı. Halen SEO, SEM ve Sosyal Medya yönetimi konularında danışmanlık vermektedir.

Ercan Atay
1. Planlama: Eticaret sitelerinde satışları yükseltmenin başlıca temel faktörlerinden birisi veya en önemlilerinden birisi şüphesiz arama motoru optimizasyonudur. Hem offpage SEO, hem onpage SEO kurallarına göre, site yapısına uygun strateji planlarının hayata geçirilmesi önem arz etmektedir. Bu planlar anahtar kelime rakip analizi ile daha sağlama oturabilmektedir.
 
Anahtar kelime rakip analizini bizler yaklaşık 20’ye yakın rakip eticaret sitesinin adreslerini de alarak çapraz sorgularla yapıyoruz. Mevcut sonuçlara anahtar kelimelerin tıklama başı maliyeti, rekabet seviyesi ve beklenen tıklama sayılarını da ekliyoruz.
 
Akabinde Adwords ile SEO’nun gücünü birleştirmek amacıyla ilgili arama motoruna özel ilk 20 arama sonucunda yer alan sitelerin SEO rekabet güçlerini çeşitli parametrelerle araçlar vasıtası ile ölçümlerini gerçekleştiriyoruz.
 
Finalde elimizde 20 sütun değere sahip yüzlerce yatırım getisi olan anahtar kelime rakip analizi haritası çıkıyor. Bu harita bizim Adwords ve SEO planımızın temelini oluşturuyor. 
 
2. Analiz: Mevcut plandan sonra ilgili planın uygulama safhası geçilip, web site aktif gözlem ile süreç içerisindeki kullanıcı deneyimi ve semantik veriler analiz edilir. Bu analiz sonucunda ortaya çıkan veriler ile bir ziyaretçinin siteyi bulmasından ödeme ekranının tamamlanmasına kadarki süreçteki hunide karşılaştığı aksaklıklar analiz edilip hemen çözülmeye başlanır.
 
Tüm süreç kusursuza yakın bir hale yer aldıktan sonra reklam stratejilerinin doğru işleyip işlemediği çapraz analizlerle doğrulanır ve rapora dökülür. 
 
3. Gözlem Yetisi: En önemlisi tüm bu süreçlerde eticaret platformundaki süreçlerin doğru işleyip işlemediğini gözlemleyecek gözlem yetisi tecrübesine sahip birisi olması gerekmektedir. Çünkü mevcut koşuşturmaca içerisinde gözden kaçan ve satışları azaltan faktörler olabilir. Bu yukarıdaki 2 işi yapan aynı kişide olabilir farklı kişide olabilir. 

Yukarı Dön

Murat Kasım – robotistan.com

Yıldız Teknik Üni. Elektronik ve Haberleşme bölümü mezunu. 2011’de Beycon Bilgi İletişim firmasındaki stajı sırasında SEO ile tanıştı. 2012’de Evidea’da Adwords hesap optimizasyonu yaptı. 2014 yılından beri Robotistan firmasında Adwords hesap yöneticisi olarak çalışmaktadır.

Murat Kasım
1. SEO
E-ticaret siteleri için vazgeçilemez trafik kaynağı. CPC platformların hepsinde rekabetin arttığı günümüzde bu rekabet ortamında ayakta kalabilmek için e-ticaret sitelerinin en fazla üzerinde durması gereken satış kanalı SEO olsa gerek. SEO, çok geniş kapsamlı bir konu olduğu için bu konuda kısa tavsiye vermek biraz zor. Fakat bu zamana kadar edindiğim tecrübeler ışığında en çok odaklanılması gereken konuları şöyle sıralayabilirim:
 
İçerik
 
– Kullanıcıya tam olarak ne istiyorsa onu verin. Kullanıcının yaptığı aramalarda niyeti ne ise onu tahmin etmeye çalışın ve arama niyetine göre içeriklerinizi oluşturun. Rakiplerinizi hali hazırda aldığı trafik aldığı içerikleri tespit edin ve “10x content” (https://moz.com/blog/how-to-create-10x-content-whiteboard-friday) kriterlerini göz önünde bulundurarak içerik oluşturun. Güzel infografikler hazırlayarak, infografikerinizin olduğu içeriklerinize bağlantı kazanmak için uğraşın. Güzel içerikleri oluşturduktan sonra bu içerikleri olabildiğince geniş alanlara ulaştırmaya çalışın, gerekirse içerik reklamı verin. 
 
Referring Domain
 
– Sitenize bağlantı kazanmaya çalışın. Sitenize gelen bağlantıların “alakalı, otorite, güvenilir ve kaliteli” olması gerekmekte. Aynı zamanda o linkten sitenize trafik de alıyor olmalısınız. Sonuçta link vermenin mantığı o bağlantıya tıklayarak diğer içerik için bir köprü görevi görmektir. Bu yüzden bence hiç trafik gelmeyen bir linkin google gözünde de çok değeri yok.  
 
Site Denetimi
 
– Sitenizin devamlı olarak teknik denetimini yapın. Bulduğunuz hataları hemen giderin. Search consol üzerinden gönderilen geliştirmeleri takip edin. Farklı SEO araçları kullanarak yine teknik açıdan sitenizi inceleyin. HTTPS geçişini hala yapmadıysanız, ilk fırsatta bu geçişi yapın. Sitenizi AMP uyumlu şekle getirin. Gelecek 1-2 yıl içinde sitelerin çoğunun geçiş yapacağı PWA geçişi için şimdiden hazırlık yapmaya başlayın. 
 
 
2. Google Alışveriş Reklamları
E-ticaret sitesi için olmazsa olmaz satış kanallarından birisi. Google arama sonuçlarında en üstte çıkması ve tıklamadan önce resim, fiyat gibi bilgileri göstermesi daha odaklı trafiği siteye çekiyor bu da dönüşüm oranının diğer reklam modellerine göre daha iyi olmasını sağlıyor. Performans pazarlaması için en iyi yöntemlerden. ROI en yüksek kanallardan. 
 
3. İçerik Pazarlaması
Bulunulan sektörle alakalı, hedef kitle odaklı içerikler üretmek çok önemli. İçerik pazarlamasını yaparken sadece kısa vadede satış artırmak amaç olmamalı. Uzun vadede marka bilinirliğini artırmak için bir strateji oluşturmak daha faydalı olacaktır. Özellikle son zamanlarda video içerik çok fazla tüketildiği için video içerik üretmek de önemli. Bulunulan sektöre göre influencerlar ile çeşitli iş birlikleri yapmak da çok iyi neticeler verebilir. 
 
E-ticaret’e yeni başlayanlar için verebileceğim tavsiyeler şunlar:
 
  • Henüz araştırma aşamasındaysanız, rekabetin çok fazla olduğu sektörlere girmemeyi tercih edin. Kendinize niş sektörler bulmaya çalışın.
  • E-ticaret çok büyük bir operasyon maliyeti gerektiren bir sektör. Gerek pazarlama, gerek personel, gerek teknik entegrasyon giderleri büyüdükçe artan maliyetler oluşturan bir sektör bunların hepsinin hesaplamasını güzelce yapın ve kâr marjı düşük olan sektörlerde yer almayın. 
  • Kesinlikle aylık olarak finansal hesaplamalarınızı yapın, sadece siparişlerin artıyor olması işlerin iyi gittiği anlamına gelmiyor. Kesinlikle kârlılığınızı sürekli gözden geçirin. 
  • Çeşitliliğin fazla olduğu ürünleri satmamaya çalışın. 
  • Eğer sınırlı bir bütçe ile bu işe giriyorsanız, sadece stoklu ürün satmayın. Büyüdükçe kazandığınız parayı stok büyütmeye mi, personel artırmaya mı, pazarda daha fazla yer almak için pazarlamaya mı ayırmanız gerektiği konusunda çıkmaza girebilirsiniz. Çünkü büyümek için hepsine bütçe ayırmanız gerekmekte ve bütçeniz bunlara yetmemekte olabilir.
  • Sadece anlık satışlara değil, marka oluşturmaya odaklanın.
  • İlk fırsatta Türkiye pazarından daha farklı pazarlara açılmaya çalışın.

Yukarı Dön

Salih Boşça – salihbosca.com

Yıldız Teknik Üni. İşletme bölümü mezunu olan Salih Boşça eğitimine yurtdışında devam etmiştir ve halen Londra’da yaşamaktadır. Dijital pazarlama ve sosyal medya yönetimi konularına özel ilgisi sebebiyle 2013 Aralık ayından beri “Freelance Digital Project Manager” olarak firma ve sivil toplum kuruluşları için dijital pazarlama ve sosyal medya stratejileri oluşturmaktadır.

Salih Bosca

Kendim de eticaret yapan biri olarak aşağıdaki 3 maddeyi tecrübelerimden yola çıkarak paylaşabilirim. 

1. Hızlı müşteri hizmetleri yanıt süresi
2. Hızlı Teslimat
3. Güven

Yukarı Dön

Ahmet Akdel – notdefteri.net

Tarih Öğretmenliği mezunu. Öğrenciyken wordpress ve joomla ile web tasarımları yaptı. Profesyonel iş hayatına 2009’da tarih öğretmenliği yaparak başladı. Üniversitede Tarih eğitimi aldı ancak üniversitedeki bilişim ve teknoloji merakı önce tutkuya sonra mesleğe ve işe dönüştü. 2012-2016 yılları arasında ilan.com.tr ve iyifiyat.com firmalarında kategori yöneticiliği, SEO uyumlu makale yazarlığı ve e-ticaret pazarlama direktörlüğü yaptı. Halen Samsung Türkiye’de satış ve teknik destek uzmanlığı yapmakta aynı zamanda kurucusu olduğu notdefteri.net’te blog yazarlığı yapmaktadır.

Ahmet Akdel

Bu soruya 2 maddede cevap verebilirim.

A. E-ticaret sitesinde satılacak ürün zanaat ürünü (üretimi kendisi tarafından yapılan bir ürün) ise;

1. Başlangıçta sâdık müşteri kitlesi/marka bilinirliği oluşturmak için Pazar yerlerini kullanarak satış yöntemi.
2. Sosyal medya pazarlama. Özellikle Instagram üzerinden satış sonrası hizmetleri ölçümleyip kulaktan kulağa olumlu müşteri yorumları ile satışı arttırma.
3. SEO çalışmalarıyla

B. E-ticaret sitesinde başkasının (yerli-yabancı) ürettiği malın satışı yapılacaksa;

1. Omni-Channel marketing; çoklu pazarlama ile müşterileri anlama
2. Sosyal Medyada, Google Adwordste kampanyalarla çıkış yaparak müşteri kazanma ve kulaktan kulağa yayılma (indirim kuponu, hediye çeki, üyelik hediyeleri) ile.
3. Uzun vadede SEO ile

Bunları yaparken aynı zamanda satış sonrası müşteri memnuniyetini, ürünü insanların bir başkasına anlatıp anlatmadığını, satış sonrası yorumlar, kulaktan kulağa referanslar ile satışı ve sonrasını sürekli olarak ölçümleme de satışları arttırmak için yapılması gerekenlerden.

Yukarı Dön

Yasin Kuyu – insya.com

Trakya Üni. Muhasebe ve Anadolu Üni. Yönetim Bilişim Sis. Mezunu. Birçok e-ticaret projesinin geliştirilmesinde (özellikle teknik tarafında) yer aldı. Halen, 2009 yılında kurduğu İnsya Bilişim Teknoloji firmasında meslek hayatına devam etmektedir.

Yasin Kuyu

1. Uygun fiyat, Hızlı kargo
İnternette alışveriş yapan herkes gibi en önemli önceliğim fiyatının uygun olması ve hızlı kargolanması. Rakiplere oranla daha uygun fiyatlı ve hızlı kargolanan ürünler arkadaş tavsiyesi yoluyla satışların artmasına etki eder. Şahsen danışmanlık ve yazılım hizmeti sağladığım firmaların çoğunda fiyat avantajının etkisini yakından gördüm.

2. SEO
Olmazsa olmaz SEO. Arama motorlarında rakiplerin önünde yer almanın satışlara direk etkisi bulunuyor. Fiyatlarınız uygun, kargolama hızınız çok iyi olsa da ulaşılabilir olmadığınızda pek önemi kalmıyor. Başlangıçta SEO masraflı olsada uzun vadede reklam vererek ziyaretçi çekmekten çok daha uygun. Temel düzeyde de olsa mutlaka SEO konusunda eğitim alın. İnternette çok fazla kaynak mevcut.

3. Adsense ve Facebook reklamları ve Kampanya emailleri
Görünür olmak çok öneli. SEO ve reklam birbirinin alternatifi değil. Aynı anda SEO çalışması ve reklam kampanyalarını aynı anda yürütebilirsiniz. Reklam konusunda ülkemizde en çok tercih edilen Adsense ve Facebook reklamları. Sürekli reklam vermeye bütçeniz el vermiyorsa kampanyalı ya da fiyat avantajı olan ürünler için reklam verebilirsiniz. (Mutlaka Retargeting kullanın)

Daha önce alışveriş yapan müşterilerinize kampanya yaptığınızda bülten göndermeniz de satışlara pozitif katkı sağlayacaktır. Kampanyasız fiyat avantajı sunmayan bültenleri göndermenin çok faydası bulunmuyor.

Tavsiyeler:

– E-ticaret altyapısı için hazır e-ticareti paketleri satışa hızlı başlamanız için ideal. Fakat orta uzun vadede destek, özel tasarım ve trafik ücretleri için yüksek bedeller ödeyebilirsiniz. Magento, Opencart, CS Cart gibi açık kaynak yazılımları tercih edebilirsiniz.

– E-ticarete yeni başlamayı düşünenler için en önemli ve bizzat deneyimlediğim tavsiyem tedarik zincirini iyi oluşturmak. Başarılı SEO ve reklam stratejileri oluşturdunuz satışlar başladı ürün stoğunda yoksa ya da tedarik edemiyorsanız çok sıkıntı yaşayabilirsiniz. Hızlı tedarik edemediğiniz ya da stoğunuzda olmayan ürünleri sitenizden mutlaka kaldırmalısınız.

– Taksitli satış çok önemli. Mutlaka taksit seçenekleri sunmaya çalışın. İyzico, PayU gibi sık kullanılan tüm karlara taksit imkanı sunan firmaları tercih edebilirsiniz. Tek bir banka ile anlaşıp taksit seçeneklerini daraltmak satış kaçırmanıza neden olabilir.

– SEO ve reklam konusunda işin başında mutlaka uzman desteği almanızı tavsiye ederim. Bu işe yıllarını vermiş kişilerden destek almak satışlara katkı sağlayacaktır.

– Satacağınız ürünle alakalı içerik oluşturan bloggerlarla mutlaka iletişime geçin. Sitenizle alakalı diğer sitelerden alacağınız bağlantılar SEO’ya da katkı sağlayacaktır.

-Mobil uyumluluk gerçekten çok önemli. Mobil ile alışveriş alışkanlıkları tamamen değişti. Sitenizin tüm bölümlerinin sık kullanılan cihazlar (telefon, tablet) mobil görünüme uyumlu olması gerekiyor.

– Kullanıcı deneyimlerini mutlaka araştırın. Gerçekten işinize ve satışlara katkı sağlayacak tavsiyeler bulacaksınız. (Kullanıcı Deneyimi Nedir?300 Milyon Dolarlık Buton)


Teknik tavsiyeler:

– Sitenin webmaster araçlarında doğulanması. (ve bölgesel hedefleme)

PageSpeed optimizasyonu.

Hızlandırılmış Mobil Sayfalar Projesi (Accelerated Mobile Pages)

– SSL ve Özel IP kullanımı önemli.

E-ticaret konusunda işin daha çok teknik kısımların çalışmalar yaptığım için tavsiyelerim de daha çok bu yönde oldu. Tüm bu tavsiyeleri birden uygulamaya çalışmak başlangıçta yorabilir. Aşama aşama bir plan dahilinde gerçekleştirilebilir.

Yukarı Dön

Atalay Sıdar – atalaysidar.com

Hürriyet Gazetesi firmasında çalışanSr. SEO Uzmanıdır. Birçok dergi ve blogda yazar olarak aktif yer alan Atalay, Dijital Pazarlama, Dijital Medya Yönetimi, Arama Motoru Pazarlaması, Growth Hacking gibi birçok alanda çalışmalarını sürdürmektedir. Aynı zamanda SEO danışmanlığı, kişiye-kurumlara özel SEO Eğitmenliği yapmaktadır.

Atalay Sıdar

1. Sepet Adımlarını Kısa Tutun

Günümüzde kimsenin uzun uzun form doldurmaktan hoşlanmadığını bilirsiniz. Bu nedenle sepet adımlarınızdaki formları mümkün olduğunca kısaltın. 3 adımdan fazla olan formlarda kullanıcıların formları terk etme oranı ortalama %50’den fazla.

2. Sitenize gelen kullanıcıları takip edin, onları izleyin. Kullanıcı davranışlarını şekillendirin.

E-ticaret siteleri için en çok dikkat edilmesi gereken şeylerden birisi sitenin kullanıcı tarafından anlaşılabilir olması ve kolay kullanılabilmesi. Özetle UX ! Burada çeşitli toollar kullanarak ( hotjar – yandex metrica vb ) sitenize gelen kullanıcıların davranış analizlerini incelemek, zaman zaman AB testleri yapmak, butonların renklerini değiştirmek size uzun vadede daha çok satış imkanı sağlayacaktır.

3. Her kanaldan aşırıya kaçmayacak şekilde reklam ve remarketing yapın

Reklam önemli. Özellikle yeni bir girişim iseniz kullanıcıların sitenize ilk girdiklerinde satın alım yapmayacağını bilmelisiniz. Bunun için sabretmeli, onlara marka olduğunuzu kanıtlamalı ve markanızı defalarca kullanıcıya göstermelisiniz. Bunu isterseniz SEO yaparak doğal yollarla, isterseniz paid kanallar ile ya da diğer reklam mecraları ile kullanıcıya ulaşabilirsiniz. Fakat unutmamanız gereken bir nokta remarketing yaparak takip ettiğiniz kullanıcılara yeter artık dedirtmemek 🙂 Her şeyin fazlası zarar olduğu gibi yoğun yapılan reklam çalışmaları da zararlı.

E-ticaret’e yeni başlayan girişimciler için tavsiyeler;

  • Sabırlı olun.
  • Üzerinde çalıştığınız projeye ve kendinize güvenin.
  • Marka oluşturun.
  • Siteniz üzerinden kullanıcılara cevap verebilecek sistemler kullanın. ( whatsapp – canlı destek vs )
  • Sitenizin mobil uyumlu olmasına mutlaka dikkat edin
  • SEO çalışmalarına ve diğer reklam çalışmalarına önem verin.
  • Ürünleriniz için cinsiyet ve yaş grupları belirleyin ve web sitenizi bu aralıklara göre optimize edin.
  • Her koşulda kullanıcıya hitap edin, ona hayır diyemeyeceği teklifler ve promosyonlarla gidin 🙂
  • Düzgün kargo firmaları ile çalışın. Hız önemli.
  • Kargonun ucuz ya da ücretsiz olması satış rakamlarına etki eder.

Yukarı Dön

İpek Süer – teknolojikanneler.com

İş hayatında bugüne kadar IT yöneticiliği, kurumsal gelişim yöneticiliği ve fotoğrafçılık gibi farklı alanlarda çalışan İpek Süer, halen 2006’da kurduğu ipeksuer.com – Anne Fare Yakaladım!’da blog yazarlığı ve 2013’ten bu yana da kurucu ortağı olduğu TeknolojikAnneler.com da editörlük yapmaktadır.

İpek Süer

Hızla gelişen teknoloji ve değişen medya dinamikleri ile birlikte pazarlama anlayışı da bir dönüşüm geçirdi. Bu dönüşümü hızlandıran en önemli etken ise dijital dünya ile birlikte içerisinde yer alan mobil ve sosyal medya uygulamaları oldu.

Bugün, Pazarlama 3.0 olarak adlandırılan yepyeni bir pazarlama çağında yaşıyoruz. Değişim sadece pazarlamanın adı ile sınırlı kalmadı elbette, pazarlama anlayışı da evrildi ve gelişti.

Hayatımızın dijitalleşmesi ile birlikte “pazar” da değişti. İnsanların, yaşamlarını, deneyimlerini, görüşlerini paylaştıkları ve paylaşımlarının diğer insanlar tarafından ilgiyle izlendiği bu yeni dünyada, ürününüzü pazarlamak için ürettiğiniz “içerikler” en az ürününüzün kendisi kadar önem taşıyor. Tüketiciler artık sadece ürününüze değil yarattığınız içeriklerle oluşturduğunuz algıya göre hareket ediyor ve kararını veriyor.

1. Nitelikli web sitesi
Web sitesinin çok pahalı yazılımlarla donatılmış olmasına gerek yok. Online alınmış hazır paket de olabilir. İnternette rekabet ve arama motorlarının hayati önem taşıması yüzünden tüm içeriğin güzel bir Türkçe ve doğru anahtar kelimelerle, mutlaka profesyonel yardım alınarak girilmesi bence oldukça önemli.

2. Bir vitrin olarak sosyal medya
Bugün sosyal medya, e-ticaretin atardamarı vazifesini görüyor. Facebook’u, markamızın topluluğunu oluşturacağı; Instagram’ı vitrin görevini üstleneceği; Twitter’ı ise marka olarak duruşunu sergileyeceği mecralar olarak düşünebiliriz.

Markaların bu sosyal medya hesaplarına, reklam ajanslarının sıklıkla yaptığı gibi genç, yeni mezun, iş deneyimi az arkadaşlara vermesini şahsen yanlış buluyorum. E-ticaret söz konusuysa “sosyal medya” en çok bütçe ayrılacak kalem olmalıdır.

Bugün internette satılan bir ürün için sosyal medyada yapılan yorumlar ve paylaşımlar çok önemli. Etkileşim olumlu da olabilir, olumsuz da. Örneğin negatif bir yoruma verilecek uygunsuz yanıtın nasıl viralleştiğine her gün şahit oluyoruz. İşte tam da bu yüzden tüm hesaplar hassasiyetle ele alınmalı, internette var olmak isteyen bir e-ticaret sitesi, sosyal medyada doğru kartları oynamalı. Instagram’da şık görseller ve özgün içerikle, Facebook’da mecranın sağladığı tüm imkanları etkin kullanılarak, Twitter, Linkedin, Youtube, google+ hesaplarında da ortak bir dil çerçevesinde yer alarak varolmalı ve yine bu işte deneyimli kişiler tarafından yönetilmeli.

3. Gerçek ilişkiler ve aidiyet
Alışveriş sanal olabilir ama yaratacağınız etkileşim ne kadar gerçek olursa uzun vadede marka için o kadar faydalı olacağına inanıyorum. Müşterilerle etkileşimi, online’da olduğu kadar offline’da da sıcak tutmak, yine sosyal medya aracılığıyla kullanıcılar ile ortak bir dil yakalamak çok da zor değil. Çok kısa sürede bir “lovemark” olunmaz belki ama yeri geldiğinde müşterilerinizin, markanıza nasıl bağlandığına, ürünlerinizi nasıl sahiplendiğine şahit olabilirsiniz.

İşte, sanal değil gerçek ilişkiyi yakalayabildiğinizde müşteriler, ürünlerinizi paylaşıyor, kendi içeriklerini oluşturuyor ve WOM etkisiyle ürünlerinizin önü açlıyor.

Yukarı Dön

Sonuç

Değerli uzmanların katkılarıyla oluşan bu yazının, e-ticaret sitesi satışlarını arttırmak isteyenler için harika bir rehbere dönüştüğüne inanıyorum.

Özetlemek gerekirse; bir e-ticaret sitesinin başarısında kullanıcı davranışlarının analizi, veri anlamlandırma, hem mobil hem masaüstü kullanıcılara en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek, marka bilinirliği oluşturmak, rakiplere göre farklılaşabilmek ve müşterinin güvenini kazanmak son derece önemli.

Site trafiğini arttırabilmek için Google reklamları tarafında özellikle alışveriş ve yeniden pazarlama (remarketing) reklamlarının etkin bir şekilde kullanılması, hem blog yazıları hem de detaylı ürün sayfaları hazırlayarak içerik pazarlaması yapmak, SEO çalışmaları ile arama sonuçlarında üst sıralarda yer almak, influencer marketing ve sosyal medya reklamları (özellikle Instagram) ile hedef kitleye ulaşmak, mailing yoluyla müşterilerin karşısına doğru zamanda doğru tekliflerle çıkmak gerekiyor.

Sadece kendi e-ticaret sitenizden satış yapmak yerine e-pazaryerleri ile entegre olarak daha geniş kitlelere ulaşmak mümkün.

Teslimatın sitede belirtilen edilen sürede yapılması en önemli konulardan biri. Müşteri sadakatini sağlamak için müşterilerinizde “bu firmadan alışveriş yaptığımda siparişim hızlıca ediliyor” imajını yaratmalısınız. 

Tedarik zinciriniz çok iyi bir şekilde oluşturulmuş olmalı. Sitenizde stokta görünüp gerçekte stokta olmayan ya da hızlı bir şekilde tedarik edemeyeceğiniz ürünler varsa bu ürünlerin satışını tekrar gözden geçirmelisiniz.

Çağrı merkezi hala en önemli unsurlardan biri. Müşterileriniz sizi aradığında yetkin bir personel ile görüşüp, hızlı bir şekilde sorununu çözebilmeli.

Ve son olarak; marka aidiyetini arttırmak için özellikle sosyal medyayı çok iyi kullanarak müşterilerinizle mümkün olduğunca etkileşim içinde bulunmanız gerekiyor.

Şimdi aynı soruyu size de yöneltiyorum

Üç favori e-ticaret satış arttırma yönteminizi aşağıdaki yorum kutusundan bizimle paylaşabilirsiniz.

DEĞERLENDİRMELER

Lütfen aşağıdaki yıldızlara tıklayarak yazıya puan verin.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 oy, Ortalama Puan: 5,00 / 5)
Yükleniyor...Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bölüyorum ama…
2 dk’dan uzun süredir buradasın. Öyleyse bir beğeniyi hak ettik 😉
Paylaşım